Your browser is out of date!

This website uses the latest web technologies so it requires an up-to-date, fast browser!
Try Firefox or Chrome!

Tayyip Rakısı

Avukatım Serhan Özdemir aradı: “Emin Abi, sen hiç Tayyip rakısı içtin mi?” diye sormasın mı? “Valla içmedim de, nedir Tayyip rakısı?” diye bu kez ben sordum.

Serhan’ın yanıtı ilginçti: “Abi, Tayyip davasını kazandık ya! Sen uygun olduğun bir geceyi bana söyle, hep birlikte Tayyip’in rakısını içeceğiz.”

Ötesini söylemedi. Doğrusu meraklanmıştım. Yoksa Tayyip bize rakı mı ısmarlayacaktı! Birlikte bir gece kararlaştırdık ve bir balıkçı restoranında buluştuk. Serhan Özdemir önceden gitmiş, restoran sahibi bir şişe rakı hazırlamış ve markasını çıkarıp üzerine kocaman Tayyip Rakısı yazmışlar. İşin merakla beklediğim bölümünü Serhan masada anlattı.

(Burada bir parantez açayım. Aydın Doğan benim Kovulduk Ey Halkım Unutma Bizikitabımı mahkemeye vermiş, yalan yazdığım ve kendisini küçük düşürdüğüm iddiasıyla 50 bin lira tazminat istemişti. Üsküdar 1’inci Asliye Hukuk Mahkemesi yazdıklarımın doğru olduğunu vurgulayıp davasını reddetti. O davada da avukatım Serhan Özdemir’di.)

Geçenlerde söz etmiştim. Bizim Mustafa Balbay’la ART televizyonunda yaptığımız Ankara Rüzgârı programı vardı. Günlerden bir gün Tayyip İsviçre’de Davos’a gitmiş ve orada İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Perez’le kapışmıştı. Herkesi kahkahalara boğan, uzun süre güldüren o ünlü “Van minit, van minit” haykırışını da orada yapmıştı.

Tayyip bu güldürü sonrasında Türkiye’ye döndüğünde “Orada ben diplomatik davranmasaydım (Şimon Perez’e) başka bir şey yapardım” demişti. Tam o haftanın Pazar günüydü ve biz doğal olarak ekranda bu konuyu konuşuyorduk. İkimiz de bindirmeye başladık. Canlı yayında ağzımdan aynen şöyle dedim… Ve anında, Tayyip benim aleyhime10 bin liralık tazminat davası açtı. Dava dilekçesinden özetliyorum:

“Davalı Emin Çölaşan Sayın Başbakan’a hitaben ‘ULAN SEN KİMSİN, ne yapacaksın orada? Dövecek misin 86 yaşındaki adamı? KEPAZELİĞE bak Mustafa yaa ’ diyerek Sayın Başbakanımızın kişilik haklarına saldırmış, aşağılamış ve halkın gözünde küçük düşürmeye çalışmıştır. Ulan ve kepaze kelimelerini Sayın Başbakanımıza hitaben kullanmıştır. 10 bin lira tazminat istiyoruz…”

Davaya Ankara 15’inci Asliye Hukuk Mahkemesi Baktı, beni Serhan Özdemir savundu… Ve iki celse sonra mahkemenin gerekçeli kararı açıklandı. Özetliyorum:

“Anayasa ile tanına basın özgürlüğünün amacı, kamuyu ilgilendiren konularda doğru ve gerçeğe uygun haber vermeyi sağlamaktır. Basının haber verme yanında eleştiri ve yorum hakkı da bulunmaktadır. Bu hakların kullanılması nedeniyle kişilik haklarına saldırıda bulunulsa dahi basın özgürlüğü üstün bir hak olarak hukuka uygunluk nedeni sayıldığından, bundan zarar gören kişilerin tazminat hakları doğmayacaktır.

Davalının TV programındaki konuşmalarının eleştiri ve yorum niteliğinde olduğu anlaşıldığından, davacının (Tayyip’in) işgal etmiş olduğu makam itibariyle ağır da olsa eleştirilere katlanmak zorunda olması gerekeceğinden, davacıya kasten aşağılama, küçük düşürme amacıyla yapılmış bir konuşma niteliğinde bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.”

Evet, Serhan Özdemir işin gerisini masada anlattı:

“Abi, Tayyip’ten vekâlet ücreti olarak 575 lira aldım. Allah bereket versin! Şimdi bu parayla burada Tayyip sofrası donatıp Tayyip rakısı içeceğiz. “

Bu konuşmalar restorandaki herkes tarafından duyuluyordu. Masaya mezelerle birlikteTayyip rakısı ve buz da geldi.

Ardından kadehler dolduruldu, kalabalıkta hepe beraber kaldırıldı:

“Haydi, Tayyip’in şerefine…”

“Ohh, yarasın, afiyet olsun…”

“Keşke o da aramızda olsaydı da, şu mutluluğumuza bir katkıda bulunsaydı…”

İnanın, aynı anda restoranda en az 50 kişi kadeh kaldırıyor, olayı duyan herkes Serhan Özdemir’i, hukuk alanında kazandığı zaferleri kutluyordu.

Ben alkolle arası iyi olan biri değilim. En fazla bir duble içerim, fazlasını vücudum kaldırmaz. Fakat ne yalan söyleyeyim, Tayyip rakısının tadı damağımda kaldı!.. Ve ikinci dubleyi de içtim.

O gece pek keyifliydik. Serhan, ben, masadaki dostlarımız ve restorandaki herkes çok güzel bir gece geçirdik.

Tayyip’in kulaklarını çok güzel çınlattık!..

Haber Tarihi: 30 Kasım 2009

Yorumlar

Henüz yorum yok!

Yorum yapın